Günümüzde Amerika’da yapılan alışverişlerin sadece %8’i internet üzerinden gerçekleşiyor. Türkiye’de bu oranın daha da düşük olduğunu tahmin etmişsinizdir. Bu rakamın 2022 senesinde %20 olması bekleniyor. Bu gerçekten de çok ciddi bir artış. Marka bilinirliği sadece sokaklarda değil, dijital ortamlarda da dikkat edilmesi gereken bir konu.

E-Ticaret’i Küçümsemeyin

E-Ticaret kullanımı her geçen gün artıyor ve mağazacıların bundan uzak kalmaları çok büyük hata demek. Kendi internet sayfanız üzerinden ya da N11, Hepsiburada gibi pazar yerlerinde satış yapmak hem markanızın bilinirliğini, hem de satışlarınızı arttıracaktır. Bu pazaryerlerinde markanızı gören ve alışveirş yapan kullanıcılar fiziksel mağazanızı da ziyaret edeceklerdir. Bu sayede markanızı veya mağazanıza daha fazla insan çekebilirsiniz.

Reklamlar

Reklam vermek sürekli bir yöntem değil fakat ilk başlarda kullanıcılarınıza ulaşmak için tercih edilmesi doğru bir yöntem. Eğer e-ticaret özelinde reklam oluşturmak istiyorsanız bütçeinizi çok dikkatlı bir şekilde ayarlamalısınız. Lakin bir reklama 100 TL harcayıp sadece 50 TL’lik satış yapmış olursanız reklam vermek size zarar olarak geri dönebilir.

Eğer mağazanızın bilinirliğini arttırmak için reklam vermek istiyorsanız bunu Google’ı kullanarak yapabilirsiniz. Bir restoranınızın olduğunun düşünün ve yakınınızdaki insanlara oluşmak istiyorsunuz. Google’ın konum bazlı reklam vermek kampanyanlarıyla beraber bunu başarabilmek mümkün. Sadece sizin istediğiniz anahtar kelimeler istediğiniz konumlarda yayınlabilir. Bu sayede tıklama oranlarınızı arttırabilir ve fiziksel ya da çevrimiçi mağazanıza doğru kişilerin gelmesini sağlayabilirsiniz.

Kulaktan Kulağa ve Tavsiyeler

Eğer bir kullanıcı markanızdan ya da ürününüzden memnun kaldıysa mutlaka bunu çevresindeki insanlarla paylaşacaktır. Marka bilinirliği, bir anda olan bir şey değildir. Bu yüzden de kullanıcılara sizi tavsiye etmeleri için biraz zaman tanımalısınız. Ek olarak kullanıcıların sizi tavsiye etmeleri için beklememesiniz. Onları yorum bırakmaları ve arkadaşlarıyla paylaşmaları için teşvik etmelisiniz. Peki bunu nasıl yapacaksınız? Müşterilerinize sizi paylaşmaları karşılığında indirim kuponları, e-book ya da faydalı / öğretici materyaller sunarak.

Müşterileriniz belki de satış temsilcilerinizden daha çok başarılı olacaklardır. Çünkü tavsiye ettikleri insanlar onları halı hazırda tanıyor ve güceniyor. Mağazanızda çalışan satış temsilcisi ise müşterinizle belki de hiç tanışmadan satış yapmaya çalışıyor. Pazarlama stratejilerinizde müşterilerinizi kampanyalarınızın odak noktasına koymayı sakın unutmayın.

Mağazanızın ya da markanızın bu üç yöntemle bilinirliğini arttırabilirsiniz. Her üç yönteminde kendi arasında zorlukları bulunuyor fakat denemeye değer.

 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir