Eğer perakende sektöründe mağazanızla fark yaratmak istiyorsanız, bu işi iyi yapanlardan örnek almalısınız. Perakende mağazacılık sektöründe de mağazaları ön plana çıkan tek marka: Apple. Her ne kadar yeni ürünler satışa çıkmadan önce mağazaların önünde itici kuyruklar görüyor olabilirsiniz fakat bu da Apple’ın uyguladığı farklı bir pazarlama stratejisi. İster inanın ister inanmayın, bu sayede müşterilerin duygularına dokunarak onlara beklemelerine değer ürünler sattıklarına inandırıyorlar.

Peki bu başarının ardındaki sırlar ne? Bu yazımızda Apple’ın vizyon, kültür ve tasarım gücünün onları dünyanın en değerli şirket yapmasından ve bu değerleri mağazalarına nasıl entegre ettiklerinden bahsedeceğiz.

İşte herkesin Apple’den öğrenebileceği 5 mağazacılık kuralı:

1) İnsanların Ürünlerinizi Denemesine İzin Verin

Apple Store’a ilk girdiğinizde ürünlerin ne kadar düzenli durduğunu fark etmişsinizdir. Mağazada bulunan tüm bilgisayarların ekranları 90 dereceden biraz daha eğik bir şekilde duruyor ve bu sayede mağazaya giren kullanıcılar sadece ekranları net görmekle kalmıyor, ek olarak cihazlara dokunmak ve kullanmak istiyor. Aynı zamanda mağazalarda bulunan bütün cihazlar oldukça hızlı bir internet ağına bağlı. Müşteriler bu cihazları istedikleri gibi hiç bir sınır olmadan kullanabiliyor.

Yapılan araştırmalara göre müşterilerin ürünlerle geçirdiği zaman satışları ciddi oranda arttırıyor. Bunun nedeni ise müşteriler ürünle ne kadar uzun zaman geçirirse, müşterilerin aklına kazıdığınız değer o kadar artıyor. Uzmanlar, ürünlere dokunmanın tüketicinin satın alma işlemini tetikleyen duyguları arttırdığınız belirtiyor.

  • Müşterileriniz ürünlerle etkileşime geçebileceği alanlar sağladığınıza emin olun.
  • Müşterilerinizin ürünlerini dilediği gibi deneyebileceğini harekete geçirici mesajlarla belli edin.
  • Çalışanlarınız müşterileri ürünleri test etmesi için teşvik etsin.

 

 

2) Perakende Mağazanızın Düzeniniz Oldukça Basit Olmalı

Apple Store’lar seneler önce sade tasarım anlayışları nedeniyle çoğu mağazacı tarafından eleştirildi. Fakat şu anda neredeyse özellikle teknoloji sektöründeki mağazalar Apple Store’lara benzemeye başladı. Her mağaza geniş, iyi aydınlatılmış ve minimalist bir yapıya sahip. Cam pencerelerin arkasındaki görüşü engelleyen hiçbir şey bulunmaz ve satış yapılan bölümler neredeyse yoldan geçen insanların görebileceği kadar şeffaftır.

Çoğu mağaza camların üstünü büyük harflerle İNDİRİM ya da KAPATIYORUZ yazılı kağıtlarla kapatarak aslında satışlarının da önüne geçiyoruz. Bunun aksine Apple, büyük camlarını mağazanın önünden geçenleri içeri davet edip, mağazada sergilenen ürünler hakkında net bir görüş sağlamak için kullanıyor.

Şirketin genel merkezinden tutun mağazalarına, web sitesinden ürünlerine kadar bu tasarım anlayışını her yerde görebilirsiniz. Basit tasarımların kompleks tasarımlardan genellikle daha etkili olduğunu savunan şirket bunu her noktada da belli ediyor. Bunun sebebi ise oldukça basit: daha az karışıklık insan beyninin daha kolay anlamasına ve daha hızlı aklına kazınmasına sebep oluyor. İnsan beyni, bir web sitesinin veya binanın görsel bilgisini fark etmeksizin aynı şekilde işler. Bu yüzden de Apple tüm gözüktüğü noktalarda aynı stratejiyi benimsiyor.

  • Vitrininizdeki gereksiz ürünleri ve kağıtları kaldırın. Bu sayede mağazanız dışarıdan daha şeffaf gözükecektir. Kampanyalarınız hakkında iyi konumlandırılmış küçük bir ekran iyi olabilir, ancak ekranları da oldukça sadece tasarladığınızdan emin olun.
  • Mağazanız oldukça temiz ve iyi ışıklandırılmış olsun. Kabloları kesinlikle saklamalısınız.
  • Ürünleriniz ve müşterileriniz arasındaki bariyerleri kaldırmalısınız.

3) Çalışanlarınıza Satış Üzerinden Komisyon Vermeyin

Mağazanızda başarılı olmanın en önemli etkenlerinden biri çalışanlarınızın performansıdır. Çalışanlarınıza şirketinizin temsilcileri olarak bakabilirsiniz çünkü, müşteriler tek bir çalışanan hatasını kolaylıkla tüm şirket ile ilişkilendirebilir. Mükemmel bir müşteri deneyimi için çalışanlarınıza ürün başına komisyon yerine, saatlık ödeme veya mükemmel bir fayda paketi sunmalısınız.

Apple, mağazalarında çalışanlarına diğer mağazalardan farklı bir ücret vermiyor peki nasıl oluyor da çalışanlar işlerini bu kadar istekli ve heyecanlı bir şekilde yapıyor? Bunun sırrı Apple’ın çalışanlarına sadece maaş değil, ek olarak ciddi faydalar sunması. Bu faydalara örnek vermek gerekirse Apple ürünlerine çeşitli indirimler, kapsamlı sağlık sigortası, şirket hissesi sunması söylenebilir.

 

 

Apple Store çalışanlarının herhangi bir satış kotası bulunmuyor. Bunun yerine Apple çalışanlarının müşterilerle zaman geçirmesini ve onların sorunlarına çözüm bulmasını teşvik ediyor. Apple bunu şöyle açıklıyor:

“Para kazanmak, şirketin bir hedefi değil, şirketin eylemlerinin sonucudur.”

Bu sayede müşteriler çalışanlar tarafından umursandığını ve önemli olduklarını hissediyorlar. Bu da müşteri deneyimini oldukça etkileyen önemli bir faktör.

 

4) Şirket Kültürünüze Uyan Kişiler İle Çalışın

Mağazanızın başarısının çalışanlardan geçtiği bir gerçek. Bu yüzden şirket kültürünüze uyan ve takım çalışmasında başarılı olan insanlarla bir yola çıkmanız oldukça önemli. Tutkulu ve hevesli insanları bünyenize katın. Kaliteli bir müşteri deneyimi sunmak tutku ve heves gerektiren bir iştir. Bunlar olmadan müşterilerinizin sizden memnun olması neredeyse imkansız.

Kültürel uyumluluğun aşağıdaki gibi avantajları bulunur:

  • Aynı değerleri paylaştığınız için çalışanların işlerine odaklanmaları daha olasıdır.
  • Çalışanlar, benzer düşünen insan grubu olduğu olduğu kolaylıkla birlikte çalışacaklardır.
  • Çalışanlarınız şirketten ayrılma oranı gözle görülür şekilde düşecektir.
  • Çalışanlarınız şirketiniz hakkındaki memnuniyetini arkadaşları ve aileleri ile paylaşırlar.

 

 

5) Çalışanlarınızı Dinlemeleri İçin Eğitin

Bir müşteri mağazanızdan içeri bir problemini çözmek için girdiğinin farkında olmalısınız. Bu yüzden kullanıcılarınızı ve müşterilerinizi dinlemek çok büyük önem taşıyor. Apple’da bunun farkında ve bu nedenle çalışanlarını direkt olarak satış yapmaktan ziyade, müşterilerin sorunları çözerek sorunları çözmelerine yardımcı olmak için eğitiyorlar.

Aslında, şirketin hizmet aşamalarında yer alan adımlarından biri herhangi bir sorunu veya endişeyi dinlemek ve çözmek. Bu adım, çalışanın müşteriyi rahatsız eden şeyleri bulmasını ve mükemmel önerilerde bulunmasını amaçlıyor. Şirket, Apple Watch’ı 2015 yılında satmaya başladığı zaman, müşterilerini dinlemeye başladılar. Ayrıca, çalışanların eğitim kılavuzları, müşterilere aşağıdaki soruları sormaya teşvik etti:

  • Apple Watch hakkında ne ilgini çekiyor?
  • Apple Watch kullanarak kendinizi nasıl görüyorsunuz?
  • Saati kendiniz için mi yoksa başka birisi için mi alıyorsunuz?
  • Daha spor veya resmi olan bir saat mi arıyorsunuz?

Çalışanların çok satmaya çalışmak yerine, ürünün müşterilerinin hayatlarına değer katabileceği yolları vurgulamalarını isteyen sorular sormaya teşvik edildi. Bu sayede çalışanlar müşterilerini mükemmel özelleştirilmiş tavsiyelerde bulunabildiler. Bu sorular, Apple’ı perakende sektörünün zirvesine ulaştıran gizli formülünün önemli bir parçasıdır.

Sonuç olarak;

Perakendeciler Apple Store’dan kanıtlanmış ve oldukça etkili yöntemleri kesinlikle kendi mağazalarında denemeli. Vizyonunuza sadık kalarak, doğru insanları işe alarak ve onları güçlendirerek ve deneyimler satarak müşterilerinize unutulmaz tecrübeler yaşatabilirsiniz. Bu ipuçlarıyla, perakende mağazanızın kıskanılan bir atmosfere sahip olmasını sağlayabilirsiniz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir